Ben 1949 Denizli doğumluyum. K.K.K.da 1967 nasıblı Astsubay olarak göreve başladım ve 1994 yılında emekli oldum. İki çocuğum var oğlum Antalya’da dahiliye uzmanı olarak görev yapmakta, kızım Ankara’da serbest avukat olarak çalışmaktadır. 4 torunum var hepsini çok seviyorum.
Büyük Atatürk’ün “DİNLENMEMEK ÜZERE YÜRÜYENLER ASLA VE ASLA YORULMAZLAR” vecizesini ilk defa T.S.K. Ankara Spor Eğitim Merkezi duvarlarında okuduğumda ne anlamam gerektiğini çok düşündüm. Bu sözün bir anlamı olmalıydı. Bunun bir “TESBİT” ve bir “MESAJ” olduğunu kabul ederek yürümem gerektiğine karar verdim. Ve üniversite serüvenim böyle başladı. Bugün geldiğim noktada bu gereklilik bana; 1 ön lisans, 2 lisans diploması ile birlikte, iki milyon iki yüz bin öğrencisi ile dünyanın 14 ülkesine uzanmış Anadolu Üniversitesinin “ONUR BELGESİ” ni getirdi.
Bu beni ve ailemi anlatılmaz derecede sevindirmekte ve gururlandırmaktadır. Peki yeterlimidir? Tabiki değil. Çünkü verilen mesajda durma noktası belirtilmemektedir.
64 yaşındaki bir Astsubayın bu emeği basın tarafından başarı olarak algılandı ve gerek yazılı gerekse görsel basında yer verildi. Bu camiamız adına sevindiricidir ve sevindirici olmalıdır. Bu uzun sayılabilecek eğitim sürecinin; zorluklarından, yorgunluklarından, imkansızlıklarından, bıkkınlıklarından ve ümitsizliklerinden asla bahsetmeyeceğim. Çünkü, siz istiyorsanız ve de kararlıysanız önünüzde imkansız gibi görünen herşeyin ama herşeyin yok olduğunu göreceksiniz.
2013 yılı mezuniyet töreni için genel not ortalamasına göre başarılı ve fakültelerini temsilen çağrılan öğrencilerden birisi de bendim. Bu davette Üniversitemizin Rektörü, Dekanları ve öğretim görevlileri ile tanıştırıldık. Bu tanışmada; Rektörümüz, Sayın Prof.Dr. Davut AYDIN’a “SİZ KAPILARINIZI AÇIK TUTTUĞUNUZ SÜRECE BİZ GELMEYE DEVAM EDECEĞİZ” dedim. Bu belki haddini aşan bir söz oldu. Ancak Dünyamızın bu gün geldiği nokta bilgi çağıdır. Ve camia olarak başka seçeneğimiz gözükmemektedir. Genç arkadaşlarımızın eğitimle olan yakın ilgilerini görüyor ve çok seviniyorum. Kendilerini kutluyor ve başarılar diliyorum.
Aslında bu konudaki büyük görev emekli meslektaşlarımıza düşmektedir. Bizler, eğitimde; yorgunluğun, bıkkınlığın, ümitsizliğin olmadığını yaşayarak genç arkadaşlarımıza gösterebilmeliyiz. Binlerce kişinin canlı izlediği, görsel ve yazılı basının yakinen takip ettiği diploma töreninde, ben fakültemde 100 meslektaşımla birlikte yürüyebilseydim, bunun toplumumuzdaki yankısını düşünebilir misiniz?
Bence TEMAD’ın üzerine düşen ve mutlaka yapması gereken en önemli görev camiamızın topluca teşvik edilmesi, eğitim kurumları ile tanıştırılması ve bu yolda desteklenmesidir. Bunun zor olmadığının seminerlerle toplantılarla anlatılması gerekmektedir.
Bu konuda Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Başkanı Ahmet KESER;
”Sevgili Meslektaşım Enver YILMAZ’ın başarısı genç astsubaylara ve camiamıza örnek olmakta, bizlere ve astsubay camiasına haklı gururumuzu yaşatmaktadır. Kendisini başarılarından dolayı tebrik eder başarılarının devamını dilerim” dedi.
“Siz de TEMAD’a katılın, 34286 kişilik büyük ailemizin bir parçası olun!”
Birlik ve Beraberlik İçin TEMAD’ın Bir Parçası Olun.

































